19 Kasım 2022 Cumartesi

DEVLETLER HERYERDE SORUN (ŞİİR)

 Gerçek ki ahlakçılık ve bilimsellik ile yönetilmeyen devlet doğru devlet değildir

Çünkü ahlak hem beyinin, akıl-ruh sağlığının, medeniliğin, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Hem de insanı hayvandan üstünleştiren nitel en üstün fark

Bilim de beyinin, akıl-ruh sağlığının, medeniliğin, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi

Hem de insanı hayvandan üstünleştiren nicel en üstün fark

Ancak siyaset demek istiyor ki 'Buraya ahlak da, bilim de edemez park'

Bu nedenle örnek ki Batıda zina, fuhuş, eşcinsel evlilik, ensestlik, porno, çıplaklık

Astroloji, uyuşturucu gibi ahlakdışı, bilimdışı herşey serbest,

İnsanlık bilgili cehalet durumu içinde

Çünkü gerçekleri ve doğruları

Ve sözcüklerin doğru anlamlarını bilmiyor

Demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü serbestlik

Dini gelenek, görenek sanıyor

Oysa demokrasi, laiklik, özgürlük ahlakçılık ve bilimsellik demek

Serbestlik ise kuralsızlık, keyfilik demek

Din de dini tanımlayan Din hadisileri'nin 'Din mantık, ahlak, bilim, vicdan, merhamet, adillik

Dürüstlük, güvenilirlik, tarafsızlık, sakinlik, medenilik, sadelik, israfsızlık, nefssizlik

Ve bunlarla inzivadır' diye tanımladığıdır

İnsanlık üniversite mezunuluğu(mezunluğu) cehalet içinde

Çünkü eğitimi, hukuku, ülkeleri siyaset denilen

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-hükümdarlık bozuntusu dünya yönetiyor,

Anarşistler devleti kötü olarak görürler

Oysa kötü olan devlet değil

Devleti siyaset denilen kötülüğün yönetmesidir,

Devletler heryerde sorun

Mısırlı bayanlar 'Askerden, polisten korkmadan düşüncelerimizi söylemek istiyoruz' diyor

Nedir be, insanın kendi devletinin askerinden, polisinden

Kendi devletinden korkması

İran'da göstericilere askerler, polisler ateş ediyor

Nedir be, bir devletin göstericilere, kendi insanlarına ateş etmesi

Batı zaten ahlakdışılığın çirkefliğinin kudurmuş hayvansal hazzı içinde

Bir de dinden, demokrasiden söz ederler,

Devletler heryerde sorun

Her ülkede işsizlik, yoksulluk, ahlaksızlık, bilimdışılık var

Devletler heryerde sorun

Çünkü devletleri siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı-hükümdarlık artığı

Siyaset yönetiyor

Oysa devletleri 'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in de

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün de dediği gibi

'Ahlak ve bilim' yönetmeli

Siyaset ya ahlaksızlık getirir ya bilimdışılık

Ve kardeşi bile düşman eder kardeşe

Haykırıyor gerçekler ve doğrular, duymuyor musunuz:

'Ya devlet başa, ya siyaset leşe!'.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 19.11.22/06.44


11 Kasım 2022 Cuma

ÜRETİM YERLİ RUHLAR YERLİ DEĞİL RUHLAR DEMOKRASİ İSTİYOR BEDENLER DEMOKRASİ İSTEMİYOR (ŞİİR)

 Her dışkı yerli üretimdir

Üretimde yerli olmak kolay da, önemli olan şey ruhta yerli olabilmek

Bedensel sömürge olmamak ruhsal sömürge olmayı engellemez

Robinson Crusoe kurtardığı Afrikalının köleliğini ona 'Friday(Cuma)' demekle başlattı

Oysa o Afrikalının mutlaka kendi dilinde kendi adı vardı ancak Robinson önemsemedi

Yaşam(Hayat) yabancı dille de yaşanır, yerli dil ile de

Bir insana egemen olmak ya bedenini köle etmekle olur ya ruhunu

Bu durum toplumlar, ülkeler, devletler, vatanlar için de geçerlidir

Çağımızın küresel sömürgelilik araçı(aracı) modadır

Moda ile Batı dünyayı egemenliği altında tutar

Yani insanlar, toplumlar, ülkeler, devletler bağımsız görünmekteler

Ancak gerçekte değiller

Çünkü Batının dili, ve akıldışı-ahlakdışı modası 

Yani ruhu ve bedeni tüm ülkelere egemen olmakta,

Ahlak çok önemlidir çünkü mantıkın(mantıkın) en temel nitel bileşenidir

Bilim çok önemlidir çünkü mantıkın en temel nicel bileşenidir

Mantık çok önemlidir çünkü insanlığın en üstün bileşenlerini birleştirir

Ve akıl-ruh sağlığının özünü, temelini oluşturur

Yani ahlak ya da bilim yoksa mantık da yoktur

Mantık yoksa akıl-ruh sağlığı da yoktur

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi,

'%100 yerli üretim' yazıyorlar ürettiklerine

Ancak çocuklarına, işyerilerine(işyerlerine)

Ve üretilen şeylere İngilizce, Fıransızca(Fransızca), İtalyanca, Farsça, Arabça

Yani sözcüklerden adlar koyulmakta

Türkiye'deki yasaya bile 'Dezenformasyon yasası' denilmekte

'Hijyen, etik, misyon, vizyon, aktivite, performans' sözcükleri heryeri(her yeri) sarmakta

Hem 'Yerli üretim' denilen hem de adları İngilizce olan gofretler, kolalar, gazozlar

Yiyecekler, cihazlar, araçlar

Siyasi partilerin adlarındaki 'partisi' sözcüğü de Türkçe değil

Ve Türkiye'deki, yabancı dilden il(şehir), ay adıları(adları)

Oysa 'Türk' demek 'Önce Türkçe' de demek

Yani üretim %100 yerli olsa da ruhlar yerli değil,

'%100 yerli üretim' yazılıyor da üretilenlere

Ruhlar yerli değil

Örnek ki ahlakdışı giyimler, ahlakdışı pılajlar(pilajlar, plajlar), ahlakdışı oteller

Ahlakdışı müzikler

Baştaçı(Baştacı) edilen ahlakdışı ünlüler

Oysa 'Türk' demek 'Önce ahlak' da demek,

Ruhları 'Demokrasi istiyoruz' diyor

Ancak bedenleri demokrasi istemiyor

Çünkü bedenleri ahlakdışı giyimlerde, ahlakdışı pılajlarda, ahlakdışı yerlerde

Zina serbest, eşcinsellik serbest, eşcinsel evlilik serbest

Ortalıka(Ortalığa) bikini diye sütyen-külotla, mini şort diye külotla

Mini etek diye apışarasız külotla, tayt pantolon diye uzun külotla çıkmak serbest

Sigara, içki, astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilimdışı şeyler serbest

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demek olmalı doğru birşey ise

Çünkü beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin hem nitel zirvesidir ahlak

Hem de insanı hayvandan ayıran ve üstünleştiren nitel farktır

Ve beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrimin, ve evrenin hem nicel zirvesidir bilim

Hem de insanı hayvandan ayıran ve üstünleştiren nicel fark

Demokrasi istemek ahlakçılık ve bilimsellik istemektir

Ne ahlakçılık var, ne bilimsellik

Durum ki ruhlar demokrasi istiyor da bedenler demokrasi istemiyor.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 12.11.22/03.01

26 Ekim 2022 Çarşamba

TBMM’DE NE İŞLERİ VAR (ŞİİR)

 Gez, gör Anadolu'yu

Bu Anadolu 'Önce ahlak' diyen doğru Anadolu değil

Akıldışı-ahlakdışı moda türü ajanlığı

Ve akıldışı-ahlakdışı müzik türü ajanlığı sarmakta heryanı(her yanı)

İnsanı beden ve cinsellik geriliğine köle eden bu moda ve müzik türü diyor ki

'Ahlak saçmalıktır, sen bana eğil'

Akıldışı-ahlakdışı moda ve müzik türüne serbestlik verenlerin

Tbmm'de(TBMM'de) ne işleri var

Bilinmeli ki insanlık önce ahlak, sonra bilim ile yükselir,

Kimi ahlakdışı Batıya çeker, kimi bilimdışı Doğuya

Ahlakdışılık ve bilimdışılık ile bölümbölüm(bölüm bölüm) bölünmektesin Türkiye

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed gibi

'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk gibi ahlaka ve bilime çeken yok

Ruhruh(Ruh ruh) ölünmektesin Türkiye,

İnsanlık birinci sorunu olarak önce şunu anlamalı:

İnsanlığa ahlak ve bilimsellik yani mantıklı ve tutarlı yani akıl-ruh sağlıklı olmak

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı, küresel, ve derin bir merkezce

Unutturulmaya çalışılıyor

Bunun için de akıldışı-ahlakdışı moda türü, akıldışı-ahlakdışı medya türü

Akıldışı-ahlakdışı sıpor(spor) türü, akıldışı-ahlakdışı pilaj(pılaj, plaj) türü

Akıldışı-ahlakdışı ünlü türü, barbar-vahşi bilgisayar oyunu, vahşi-barbar Tv dizisi türü

Vahşi-barbar sinema türü, vahşi-barbar müzik türü gibi araçlar kullanılmakta

Ahlakdışı-bilimdışı siyaset türü gibi araçlar kullanılmakta,

İnsanlığın ikinci temel sorunu

Sözcüklerin anlamlarını doğru bilmemesidir

Oysa akıl-ruh sağlığı mantık

Mantık da doğru sözcükler, ve sözcüklerin doğru anlamları üzerine kuruludur

İnsanlık özgürlüğü serbestlik sanıyor

Oysa özgürlük hem ahlakçılık ve bilimsellik

Hem de ahlakçılığın ve bilimselliğin serbest olması

Ahlakdışılığın ve bilimdışılığın yasak olması demek

Çünkü ahlak insanı hayvandan ayıran nitel en üstün farktır

Bilim de insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark

Yani ahlak ve bilim olmazsa insanın hayvandan farkı olmaz

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan akıl-ruh sağlığı olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru eğitim olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru ekonomi olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru devlet olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru hukuk yani adalet olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru toplum olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru ülke olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan doğru yaşam(hayat) olmaz

Ahlakçılık ve bilimsellik olmadan özgürlük olmaz

Siyasetin dünyası 'Tencere-tava' ve 'Yalandolan' dünyası

Siyasetin ahlakçılık ve bilimsellik ile ilgisi yok

Kendine 'Özgür' diyen bu ülkede

Ahlakdışılığın ve bilimdışılığın ne işleri var,

Görülmekte ki siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünya

Siyasetin amaçı(amacı) ahlaklı ve bilimsel dünya yaratmak değil

İktidar olmak ve iktidarda kalmak

Oysa insanlık ahlaklı ve bilimsel olmalı

Akıl-ruh sağlıklı, insanca olabilmek için,

Yalnızca terör örgütü yandaşlarının değil

Atatürk, Kurtuluş savaşı, Lozan anlaşması, Türkiye, Türkçe düşmanlarının

Tbmm'de ne işleri var

Beyinin, insanlığın, evrenin nitel zirvesi ahlaktır

Ahlak düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var

Beyinin, insanlığın, evrenin nicel zirvesi bilimdir

Bilimsellik düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var,

Demokrasi siyaset değil ahlakçılık ve bilimsellik demek

Toplumu bölen ve insanları birbirlerine düşman eden

Ahlak ve bilim düşmanı siyasi partilerin

Ahlakdışı ve bilimdışı yasa çıkaranların

Tbmm'de ne işleri var,

Demokrasi seçmen iradesi, halk iradesi, millet iradesi değil

Ahlakçılık ve bilimsellik demek

Çünkü gerçeklerin ve doğruların merkez ne seçmenler, ne halklar, ne milletler

Gerçeğin merkezi bilimdir, doğrunun merkezi ahlaktır

Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ahlak ve bilim' dedi

Ahlakçı ve bilimsel olmayan iradenin

Ahlaka ve bilime aykırılığın

Tbmm'de ne işi var,

'Türkiye' demek 'Türk' demek

'Türk' demek 'Önce Türkçe ve ahlak' demek

Türkçe ve ahlak düşmanlarının Tbmm'de ne işleri var,

'Yaşasın demokrasi' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın özgürlük' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın sanat' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın vatan' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın adalet' değil önce 'Yaşasın ahlak ve bilim'

'Yaşasın ahlakdışılık ve bilimdışılık'ların bu ülkede ne işleri var

Zina serbestliğinden, eşcinsel evlilik serbestliğine kadar

Astroloji serbestliğinden, falcılık serbestliğine kadar

'Yaşasın ahlakdışılık ve bilimdışılık'ların bu Tbmm'de ne işleri var

Gerçek ki Türkiye'ye de, tüm ülkelere de 'Önce ahlak ve bilim' demeyen önderler değil

'Önce ahlak ve bilim' diyen önderler gerek,

'Önce ahlak ve bilim' demeyen siyasi partiler yasaklanmalı

'Önce ahlak ve bilim' demeyenler Tbmm'ye aday bile olamamalı

Toplumsal alanlarda ahlakdışılık ve bilimdışılık yasaklanmalı

Ahlakdışılık ve bilimdışılık yasalar ile de, anayasa ile de güvence altına alınmamalı

Ahlak ve bilim yükseltir insanı ve insanlığı

Ahlakdışılık ve bilimdışılık onurlandırılmamalı, saygınlaştırılmamalı, hak yapılmamalı

Sor ey Tbmm binası, 'Ahlakdışılığın, bilimdışılığın, Atatürk düşmanlığının, 'Türk' düşmanlığının

Türkçe düşmanlığının, Kurtuluş savaşı düşmanlığının, Lozan anlaşması düşmanlığının

Türkiye düşmanlığının, medenilik düşmanlığının, özgürlük düşmanlığının

Demokrasi düşmanlığının, akıl-ruh sağlığı düşmanlığının Tbmm'de ne işleri var

Ahlakdışı ve bilimdışı yasa çıkaranların Tbmm'de ne işleri var

Birleşilsin ahlakta ve bilimde

Birleşilsin ahlakta ve bilimde birlikte

Birleşilsin 'Önce ahlak ve bilim' diyen Tbmm'de.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 27.10.22/04.43


23 Ekim 2022 Pazar

HALK OYLAMASI YA DA REFERANDUM DEMOKRASİ DEĞİL DİKTATÖRLÜKTÜR SAVIM (ŞİİR)

 Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Hem demokrasiyi kullanmak, hem de demokrasiye ihanet etmek durumu içinde bulunmakta

Akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı bir dünya olan siyaset

Varlığını demokrasiye borçlu olmasına karşın sözcüklerin içlerini boşaltıp

Sözcüklerin içlerini saçmasapan, abuksubuk ya da sözcüğün gerçek anlamına aykırı

Durumlarla doldurmakta

Ve insanlığı demokrasi diye demokrasiye aykırı, insanlıkdışı bir dünya türüne doğru

Götürmek durumu göstermektedir

Örnek ki kendi yaptığı yasaları insanlığa hukuk, adalet diye yutturmaktadır

Oysa adalet ahlakçılık ve bilimselliktir ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Yine örnek ki siyaset özgürlüğü serbestlik olarak yutturmaktadır

Oysa özgürlük ahlaka ve bilime uygun serbestliktir yani ahlakçılık ve bilimselliktir

Ancak siyaset ahlaka ve bilime aykırı dünyadır,

Yine örnek ki siyaset halk oylaması ya da referandum dediği şeyi

İnsanlığa demokrasi olarak yutturmaktadır

Oysa demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Yani halka değil ahlaka ve bilime sormaktır

Ancak siyaset ahlakdışı-bilimdışı dünyadır

Bu nedenle de çözümleri ahlaka ve bilime değil ahlakı ve bilimi umursamazlık

İçinde bulunan insanlığa sormaktadır

Bu nedenle ki halk oylaması ya da referandum denilen şey

Gerçekte demokrasi değil diktatörlüktür,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimselliktir

Çünkü beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nitel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nitel en üstün fark ahlaktır

Beyinin, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, ve evrenin nicel zirvesi

Ve insanı hayvandan ayıran nicel en üstün fark da bilimdir

Bu nedenlerle ki halk oylaması ya da referandum olan yerde

Demokrasi değil diktatörlük vardır,

Demokrasi ahlakçılık ve bilimsellik demek olduğu için

Başka türlü de anlamı ve gereği olmadığı için

Demokrasinin amaçı(amacı) ahlaka ve bilime aykırılığı değil

Ahlakı ve bilimi mutlu etmektir

Bu nedenle ki bir ülkede insanların tümü mutlu olsa

Ancak bir tek alim ya da alime mutsuz olsa

O ülkede demokrasi yok demektir

Demokrasinin ölçütü ahlakdışı-bilimdışı insanlar değil, ahlakçı-bilimsel insanlardır

Durum ki siyaset denilen akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı dünya

Halk oylaması ya da referandum denilen şeylerle hem insanlığı aldatmakta

Hem de varlığını sağlamlaştırmaktadır,

Düşünün

Sodom, Gomora, Pompei denilen ahlaksız yerlerde

'Ahlaksızlık yasaklansın mı?' sorusuna halklarının çoğunlukları 'Hayır' derlerdi

Düşünün

Nazi imparatorluğunda

'Vahşet yasaklansın mı?' sorusuna halkının çoğunluğu 'Hayır' derdi

Genelevlerde halk oylaması ya da referandum yapılsa 'Fuhuşa evet' çıkar

Meyhanelerde halk oylaması yapılsa 'İçkiye devam' çıkar

Durum ki halk oylaması ya da referandum denilen şey saçmalığın dünyasıdır

Çünkü ahlakı ve bilimi umursamazlıktır

Halkı onurlandırmak değil halka ihanettir çünkü ahlaka ve bilime ihanettir,

Anayasa denilen şey ahlak ve bilim ile dolmalıdır

İnsanların ahlakdışı-bilimdışı istekleri ile değil

Yoksa anayasa demokrasiye ve akıl-ruh sağlığına değil

Babalaragelmeye(Babalara gelmeye)

Yani ya Batıda olduğu gibi ahlakdışılığın diktatörlüğüne

Ya da Doğuda olduğu gibi bilimdışılığın diktatörlüğüne yardım eder

Halk oylamasına ya da referanduma hayır

Ahlaka ve bilime evet

Yoksa demokrasi denilen şey diktatörlüğe dönüşür

Diktatörlük de demokrasi diye yutturulur

Çünkü siyasetin kendisi zaten akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı-insanlıkdışı olduğu için

Yasaklanmalıdır

Yani yasaklanması gereken birşeyin halk oylaması ya da referandum yapması

Tuhaftır, gülünçtür, utançtır, mantıksızlıktır, tutarsızlıktır, aldatmacadır

Bu nedenle ki diktatörlüklerin sevdikleri şeylerden biri de halk oylaması

Ya da referandum denilen şeydir

Çünkü siyasetin de, diktatörlüklerin de ahlaka ve bilime soracak cesaretleri yoktur

Çünkü hem ahlakdışı ve bilimdışı dünyalardır

Hem de halkları kolayca kandırabilirler ancak ahlakı ve bilimi kandıramazlar

Çünkü ahlakın ve bilimin doğru, evrensel ölçütleri vardır

Halk oylaması ya da referandum denilen şey ya diktatörlüğü sürdürmek

Ya da diktatörlük getirmek içindir

Bilin ki ahlak ve bilimsellik olmayan yerde diktatörlük vardır

Çünkü ahlak ve bilim evrensel vicdanın başlangıçıdır(başlangıcıdır)

Hiçbir referandum ahlakçı ve bilimsel sonuç istemez

İstese zaten halka değil ahlaka ve bilime sorar

Halk oylaması ya da referandum demokrasinin değil diktatörlüğün belirtisidir

Zaten doğru halk 'Bana değil ahlaka ve bilime sorun' der

'Önce ahlak ve bilim' diyen Muhammed'in

Ve 'Önce ahlak ve bilim' diyen Atatürk'ün dediği gibi.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.10.22/16.10

3 Ekim 2009 Cumartesi

MÜKEMMEL DARBE : AV TÜRK ORDUSU MU AKP Mİ ?

Türk Ordusu hakkındaki darbe savları öyle düzgün bir sıra ve düzgün bir kararlılık izliyor ki ve bu savlarda öylesine uçuk suçlamalar var ki Türk Ordusu ve Akp üzerinde hem Abd’nin hem İngiltere’nin bir oyun oynadığını anlamamak için çok uğraşmak gerekir. Ben uzman değil bir Türk bilgesiyim yani felsefe ile olaylara yaklaşırım özüm gereği. Ve bu öz, bana şu soruları düşündürtmeden edemiyor:

1- Bir darbenin bu denli ayrıntılı ama acemice düzenlenmesi, acaba dünyadaki hangi orduda olanaklıdır? Bombalanacak yerleri ve darbeden sonra kurulacak hükümette yer alacakları bile planlayan bu darbe acaba neden darbelerin de devrimlerin de şu temel aşamalarını içermemektedir: İletişim ağına el konulması ve banka işlemlerinin önlenmesi. İletişim ağına el konulması, herkesçe de düşünülebilecek bir şeydir ama darbelerin olmazsa olmazlarından olan, Trt’ye ya da hangi tv kanalına çıkılacağı, hangi sanatçının söylediği, hangi kahramanlık türküsünün çalınacağı, saptanmamış… 1848 Paris Komünü başarısızlığı göstermiştir ki bir devrimin başarıya ulaşması için zorunlu koşullardan biri, bankalara el konulmasıdır ki karşıt devrimciler para desteği almasın. Bu, darbelerin de koşullarındandır, dolayısıyla. Ama ilginç ki ya da benim gözümden kaçmış olabilir ki darbecilerin, darbe planlarında, bankalar ile bir madde yok. Yani onca ayrıntının saptanmış olmasına karşın bu iki çok önemli şeyden hiç söz edilmemiş olması, bana, varsa, bu darbe planlarının ya acemice ya da birilerini ya da bir çoklarını ‘’avlamak’’ için bir yem olduğunu düşündürtmekte. Sözü edilen darbe planlarında, herkesin düşünebileceği, en kolay her şey planlanmış ama bu iki şey planlanmamıştır. Bu da bana; varsa bu darbe planlarının acemilerce ya da göstermelik olarak hazırlandığını düşündürtmektedir.

2- Her şey öylesine düzgün, kolay, ardışık, yolunda gidiyor ki çok önceden beri planlanan şeylerin darbeler değil de darbe ile suçlananların tutuklanmasının planlandığını düşündürttürüyor. Sanki yer gök, darbe planları ve bunların kanıtlarıyla dolu.

3- Tutuklanan Erzincan başsavcısı, Hakimler ve savcılar Yüksek Kurulu’na daha önceden verdiği bir dilekçede, sürekli izlendiğinden ve bilgisayarlarına hem Abd’den hem de İngiltere’den gizlice girildiğinin saptandığını yazmış.

4- Geçen gün de bir Akp milletvekili, ‘’ Fişleme sırası şimdi bizde’’, dedi.

Cinayet kanıtlarının ortaya çıkması, böylesine yolunda, bolca ve uyumlu giderse, cinayet dedektifleri bile kuşkulanırlar. Bakıyorsunuz birden, Samanyolu Tv adlı bir tv kanalı, yıllar öncesinden birden ‘’Sırlı’’ dizilerine başlayıvermiş. Birden Fethullah Gülen, Amerika’ya kaçıvermiş, Abd uzun didişmeden sonra ona birden yurttaşlık hakkı verivermiş, birden Bop ortaya çıkıvermiş, birden Taraf adlı bir gazete kuruluvermiş, birden Tuncay adlı şişman bir gazeteci ortaya çıkıvermiş, birden ‘’ Demokratik açılım’’ denilen bir şey ortaya çıkıvermiş, birden darbe savları ortaya çıkıvermiş, birden yargıç ve savcılarla sorunlar başlamış, birden medya ile sorunlar başlamış. Yahu garibanlara gelince, kırk yılda anca bir uğrayan felek, bu süreçte hiç mi bir şaşmaz, ara vermez, sona gelmez? Bu durum, aynı kişiye her hafta lotodan en büyük ikramiyenin çıkıp durmasına benziyor bence.

Olaylardaki acemilikler, bana; bunların aynı odaklarca, hem ‘’darbeciler’’ hem de Akp için hazırlanan birer tuzak olduğunu söylüyor bu nedenlerle. Yani bir ya da iki dış odak; önce bazı askerlere gidip, onların yandaşı görünüp ‘’ Aman ülke elden gidecek, şeriat getirecekler bunlar, bir an önce buna karşı bir şeyler yapın, planlar hazırlayın’’ deyip onları kışkırtmış; aynı odak ya da odaklar sonra da Akp’ye gidip, Akp’nin yandaşı görünüp ‘’ Bakın, şu şu askerler, size karşı darbe yapacaklar’’, haberiniz olsun, demiş gibi geliyor bana.

Peki bundan amaç ne olabilir? Bir taş ile iki kuş vurmak, bence önce orduyu yıktıracaklar, sonra da Akp’yi çünkü bunca darbe savlarının boş çıkacağı ortaya çıkarsa, Akp’nin yok olacağı açık. Ama burada temel amaç, Akp’yi değil, Akp’yi mazeret göstererek İslamiyeti, Türkiye’de yıkmak, yok etmek… Yani günü gelince, bu kez de ‘’ Akp ülkeye şeriat getiriyor’’ deyip, ona saldırtacaklar birilerini. Belki Akp’ye karşı kullanacakları kesimleri ve sloganları şimdiden hazırlamışlardır….

Şimdi bu iki amacın bile kimlerin işine yarayacağını düşünebilirsek; gerçekte Türk Ordusu’nun da Akp’nin de birer av olarak, bu süreçte yer aldığı da düşünülebilir. Yani gerçekte av ne Türk Ordusu ne Akp; gerçek av, Türkiye ve İslamiyet. Yani bu ikisinin yok edilmesi. ‘’ Bu bir Haçlı seferidir’’, diyenleri unutmuş muyuzdur acaba, ve bunu diyenleri ‘’Yok, yok; onlar öyle demek istemedi’’, deyip koruyanları?

Bence varsa bu darbe planları, lise düzeyinde, çocukça planlardır. Ben Türk askerlerinin daha dahiyane planlar hazırlayacağına inanıyorum, eğer böyle bir şey yapmak isterse.

Cem Garipoğlu’na ne demişmiş birileri, ’’ Sen teslim ol, zaten yakında af çıkacak’’. Neden birileri de, bazı askerlere, ‘’ Siz ordu aleyhine belgeler toplayın, ordudan atılırsanız sorun yok, zaten biz yeni bir ordu kuracağız, sizi yeniden alırız’’ dememiş olsunlar? Medya; Fethullah’ın, yurt dışındaki, ünlü Türk Okulları’nı öven asker kişilerle de tanışmamış mıydı, yakın bir yılda?

Bana tüm bunlar, ‘’ Batan gemiyi önce fareler terk eder’’ sözünü anımsatıyor…

Bazı siyasetçiler ‘’ Türkiye, partiler mezarlığı’’, oldu diyor, parti kapatmalar konusunda ama demek ki fişleme mezarlığına dönmesinden ülkenin, kimsenin pek şikayeti yok…

Ben bu, lise düzeyindeki, çocukça, acemice darbe planlarını, dahi Türk Ordusu’na hakaret sayıyorum.

Varsa, bu darbe planlarını hazırlayanlar, ordudan hemen atılmalı. Ama darbe planlamaktan değil, Türk Ordusu'na yakışmayacak bir düşük zeka düzeyine sahip oldukları için.

Bu nedenle ben gerçekte, Akp karşıtı kesimin, Akp'yi darbe ile değil de darbesiz darbeyle yok etmeyi planladığını düşünüyorum. Yani gerçekte Akp, darbe savlarına sıkı sıkıya sarılarak , inanarak; karşıtlarının zokasını yutmuştur, dolduruşa gelmiştir ve darbesiz, yargı ile son bulacaktır. Ordu hakkındaki bunca saldırıdan ve bu saldırıların asılsız çıkmasından sonra, saldırılma sırası Akp'ye gelecektir. İşte ben buna mükemmel plan, mükemmel darbe derim. Yoksa söz konusu darbe planları gerçekten çocukça, büyük balığı yakalamak için acemice kurulmuş tuzaklar bence. Halk da yargı da orduya iftira atmış bir partiye destek vermez...

Sanırım, oyun içinde oyun, buna deniyor.

Ya da mükemmel plan.

Ya da mükemmel darbe.

Judo da böyle çalışır...

Necdet Gürçiftçi

(Bir Türk bilgesi)

2010-şubat

(öTEKİ YAZILARIM, MİLLİYET BLOG SİTESİNDE VAR.)